7 Ekim 2007 Pazar

YEMEK TARİFLERİ


Sevgili hanımlar bu yazımda birbirinden değerli yemek tarifleriyle karşınızdayım:

LAHMACUN: Malzemeler: bir adet bone, bir adet orta boy eldiven, 3 baş soğan, tuz, karabiber, telefon (tercihe göre cep telefonu olabilir)

Hazırlanışı: Eldivenler ve bone takılır ki hijyen sağlansın. Telefon alınır, lahmacuncu aranır, lahmacun söylenir. Tercihe göre ayrandı, kolaydı, şalgam suyuydu söylenir. Soğanlar pembeleşinceye kadar pişirilir, yoksa pembeleşinceye kadar doğranır mıydı? Neyse ne afiyet olsun.

KÖRİ SOSUNDA DİNLENDİRİLMİŞ, KAVUNUN İÇİNDE MOLA VERDİLİRİLEN, SÜTE BATIRILMIŞ PORTAKALLI PEKSİMET YAHNİSİ:

Malzemeler: Zaten yemeğin adında yazıyor hepsi. Köri, sos, kavun, süt, portakal, peksimet, yahni.

Hazırlanışı: Köri ne demek bilmiyorum ama bulunur. İnce ince ya da küp şeklinde dilinip sosa batırılır, pril ya da calgonit şişesine konur. Peksimetler kısık ateşte 15 saniye veya saat pişirilir. Soğanlar pembeleşinceye kadar utandırılır. Hepsini bir suya koyup buzlukta, kısık ateşte bekletilir. Bu kadar zahmete değmez aslında, hem kocanız beğenmez falan en iyisi bi lokantaya gidip sipariş verilir. Pilav üstü döner mi olur ne olursa artık. Afiyet bal şeker olsun.

PÜF NOKTASI:
- Kocanızın gömleğinde ruj izi mi var? Eğer cevabınız evetse üzülmeyin. 2 Kilo pudra şekerini lekenin üzerine sürün, sonra mürekkeple çitileyin. Kocanızın gömleği eskisinden daha güzel olacak. Bu arada gömlekteki ruj lekesini görüp de lekeyi çıkarmaya çalışmanız da süper bir denyo olduğunuzun göstergesi. Kocanız sizi boynuzluyor düşündüğünüz şeye bak! Allah akıl fikir versin!
- Pc nin üzerine ördüğünüz danteller sökülüyor mu? Üzülmeyin, ya da üzülün ya ne yapayım! Kesin oğlunuz quake 3 oynarken sinirinden yapmıştır. Pc deki tüm şiddet oyunlarını delete tuşuna basarak silin. Geri dönüşüm kutusunu da boşaltın ki anlaşılmasın.Dantelleriniz kurtulsun. Teknolojik aletin üzerine o danteldi, iki ters bi düzdü şeyleri de koymayın bi daha.

25 Eylül 2007 Salı

EŞEK HERİFLE İBRET DOLU ÖYKÜLER



SIRLAR DÜNYASI

Kaportacıda çalışan "Küçük Seyfinin" hikayesi bu. Küçük Seyfi işe yeni başlamıştı. Yerde 20 ytl gördü. "anuğa kodumun malı yer miyim ben bu numaraları. aklı sıra beni deniyor kerkenez" diye düşündü. Bir namus abidesi gibi parayı patrona geri verdi. Patron da "aferim" dedi. "Namuslu çocukçmuşsun seyfi" diyerek parayı ona verdi. Dürüstlük dersini alan seyfi çok mutlu olmuştu. Aldığı parayla atari salonuna gitti. 20 jeton aldı, ar yu çekti, depdep yu deplerle rakiplerinin enerjisini s.kti attı afedersiniz. Orada tanıştığı çocuklar, "ver şu adamı geçeyim" diyerekten seyfi ile yakınlık kurup arkadaş oldular.


Seyfi artık işten çıkınca direkt atariciye gidiyordu. Evinin rızkını atari salonlarında çar çur eder olmuştu. Parası bitti tabii. Bir iş günü yine yerde 20 ytl buldu. "lan bu bizim usta sanırım mallığından düşürüyor bu paraları, ikinci kez bi insan denenir mi" diye diye düşündü. Ama nasılsa patron parayı veriyordu. "Hak yolu dururken, bok yoluna gitmeyelim" diye düşündü Küçük Seyfi. Parayı hemen ustasına götürdü. Usta, aferim lan hıyarağası, dürüst çıktın eşşoğlusu" diyerek saçını okşadı yavrunun. Parayı yine Küçük Seyfi'ye verdi. Seyfi parasızlıktan bıraktığı atari salonlarına koştu hemen iş çıkışı. Orda yine serserilere takıldı. En son işe geç gelir olmuştu. En son geldiğinde bir plan yaptı. Ustanın paraları koyduğu kasayı söğüşleyip kaçtı. Atari salonunda tanıştığı serserilerle bir güzel yedi. Aradan yıllar geçti. Seyfi kafayı işletti okumadı, çaldığı çırptığı paralarla büyüdükçe büyüdü. Önce bi kuruyemişçi açtı, sonra araba galerisi falan derken zengin oldu.


Gelelim o hayat dersi vermek için karşılaşacakları tesadüfe. Yıllar sonra usta yaşlanmıştı elbet. Bir gün Seyfi'nin Ferrarisi bozuldu. Kaportacıya götürdü ferrariyi. "Hacım şuna bi gaz taktırıcam bi de pasta cila çek cillop gibi olsun" dedi. Usta bu sesi tanımıştı sanki yıllar sonra. "Vay dedi sen ha" aldın paraları gittin allahından bulmadın mı halbuse o kadar da beddua ettiydim" diye çıkıştı eski çırağına. Yok dedi seyfi, "aldım yürüdüm, o paralar sayesinde gözüm açıldı, bi bok da olmadı domuz gibiyim eheh!" diye sırıtarak haykırdı seyfi. "Eee ben ne ders çıkarıcam şimdi bu durumdan" kafam karıştı anuna koyim" diye haykırdı usta da. En son siktiret dersi de gel sana güzel bi yemek ısmarlayım, bi de rakı açarız ooh mis!" dedi seyfi eski ustasına. Yediler içtiler eğlendiler o gece. Siktirettiler ders çıkarmayı falan.


BU ÖYKÜDEN ÇIKARILACAK DERS: Asla kimseyi dürüst mü diye denemeye kalkma, maymuna dönersin!